TANRIÇANIN SESSİZLİĞİ
........................... Doğru nedir? Yanlış kimindir? Cevabını arıyoruz hâlâ — çünkü hiçbir halk, hakikatin izini yitirmeden bunca acıya, bunca yıkıma, bunca ölüme dayanamazdı. Acıya alıştırılmış inançlarımız, kendi temelleri yerle bir edilirken bile hâlâ aynı göğe bakmaya, aynı duaları mırıldanmaya devam ediyor. Belki de biz, o sessizliğe yanlış anlamlar yüklüyoruz. Belki de Tanrılar sustukça, biz onların hâlâ bizi dinlediğimizi sanıyoruz. Ama artık eminim: Coğrafya kader olmamalı. Kaderi belirleyen ne dağlar ne nehirlerdir artık. Bugünün tanrıları gökte değil, şehirlerin beton kulelerinde yaşıyor. Elleri silah tutuyor, gözleri ekranlardan dünyayı izliyor. Onların mabedi tapınak değil, sarayların renkli cepheleridir. Göğün yerini nükleeer inançlar almış; dua yerine emir, merhamet yerine güç konuşuyor. Artık “doğru”ya ve “yanlış”a karar verenler, toprağı değil, piyasaları ölçen yeni tanrılardır. Gücün iktidarı , kendi tanrılarını çoktan yaratmıştır. Kanunları yazan da onlar, c...