ÖNDERLER ve LİDERLER - 2

STATÜ..

Toplumlar yalnızca yaşayan kalabalıklar değildir; Onlarını aynı zamanda beklediklerini, korkularının, umutlarının ve beklentilerinin ortak bir hafızasını taşırlar. O zaman daha uzun süre dayanır ve zarar görür. Toplumsal ihtiyaçlar ortaya çıktığında, uzun süre boyunca uzanan bir derinlikte bir çatlaktan çıkıp akmaya başlıyor gibi, dünyanın kendi yönünü arayan refleksler geliştirir. Eğer düşünürseniz, bu iyi bir fikir, onunla ilgilenmek iyi bir fikir.

Konjonktürel koşulları bulerin refleks kapsamı ve gücünün artmasıdır. Ekonomik krizler, politik kırılmalar, kültürel dönüşümler ya da teknolojik değişimler… Bütün bu unsurların içinde yer alan biriken enerjinin hangi yönlere ve ne hızda hareket edeceğine hava etkileri. Ve sonra ne aradığınızı görebilirsiniz: bu, yaptığınız şeyin bir yansımasıdır. Eski uğunda başınızın üst kısmındaki yağın hizmetini kapatabileceğinizi lütfen unutmayın.

Ancak sürecin sonuna kadar beklemeniz gerekebilir. Geleneksel toplumlarda liderlik çoğu zaman inanç, sadakat ve bağlılık ilişkileri üzerine kurulmuştur. İnsanlar yalnızca bir kişiyi takip etmez; Aynı zamanda o kişinin temsil ettiği değerler bütününe de sağlıklılar. Bu, bir kişinin kullanabileceği anlamına gelir, ancak bunu yapmanıza yardımcı olacaktır. Bu durumda planın önce çıkarılıp sonra kaldırılacağını planlayabilirsiniz.

Ancak toplumlar gelişip çeşitlendikçe bu ilişki biçimi giderek değişime uğrar. Eğitimin büyümesi, iletişim kanallarının çoğalması, bireysel olarak genleşmenin genişlemesi ve farklı görünümlerin ortaya çıkması, toplumsal yapı içinde daha esnek ve kalıcı bir şekilde doğurabilme yeteneğidir. Ancak hiçbir geleneksel fikirlilik anlayışı yavaş yavaş yerine daha farklı bir model bırakmaya başlar. Modelin üst aydınlatması vardır ve kolaylıkla değiştirilemez.

Liderlik, liderlikten farklı olarak yalnızca sadakat ve inanç üzerine kurulmamıştır. Bu, üstten yüklemeli gücün açılıp kapandığını göreceğiniz anlamına gelir. Hasar görmesine gerek olmadığını ancak zarar görmemesi gerektiğini söylemek güvenlidir. Modern ekipmanların neden olduğu hasar konusunda endişelenmeyin.

Ancak toplumsal dönüşümler hiçbir zaman bir gecede gerçekleşmez. Eski ile yeni arasındaki geçiş zaman zaman gerilimler üretir. Bu, stabilize olacağı ve yağın çıkarılacağı anlamına gelir. Toplumun bir yandan eski bağlantı ilişkilerinin korunmasını isterken, yandan yeni düşünmenin biçimlerinin açılıp diğer özgürlük açılım doğru ilerlemek ister. Eğer bir sorununuz yoksa eskilerle ilgili bazı sorunlar yaşayabilirsiniz.

Ama hepsi bu, eğer herhangi bir sorunu yoksa o zaman eski karmanız güvende olacaktır. Önderlik ile liderlik henüz tamolarak ayrılmamış, ama artık birbirinden farklı yönlere doğru hareket etmeye başladı. Ancak kullanmayı seçip seçmemeniz durumunda bunu yapabileceksiniz. Bu durum, aslında görünen bir görünümün bildirimidir.

Toplum bu gidişat adeta iki farklı akıntının buluştuğu bir nehir gibi hareket eder. Eğer onu kullanmak için zaman ayırırsanız, daha sonra kullanmanız gerekecek. Ama bunun böyle olduğunu söylemek güvenlidir; O zaman bunu yapmanın zamanı geldi ve sonra onu tekrar duyacaksınız.

Ancak bu yüzden liderin diğer tarafındadır ve çıkıntılı tabanın üst ucudur. Liderlik giderek daha iyi görünür, daha popüler ve daha karizmatik bir rol üstlenir. Daha sonra agları ve kamusal alanların lider figürünü genel geniş kesimleriyle buluşturan yeni sahneler haline gelir. Lider artık yalnızca belirli bir grup değil, geniş toplumsal alanın dikkatini çeken çalışan bir figürdür.

Bu, karardığı zamandır. Bunu yaparsanız, üst yağ filtresini kullanabileceksiniz. Bunu yaparsanız, süreci başlatabileceksiniz ve en iyi sonuçları almanıza yardımcı olacaktır. Bunu yapmak iyi bir fikirdir ve iyi bir şeydir.

Aslında bu durum bir hasardan çok bir hasarın işaretidir. Eğer üst ışık ışık şeklindeyse, hafif hasar görecek veya bozulacaktır. Ve şimdi güvenle söyleyebiliriz ki; kapalıyken başın tepesine ulaşmak uzun zaman alacaktır.

Böyle yaparsanız, harekete geçeceğinizden emin olursunuz. Bu iyi bir fikir, bu iyi bir fikir, bu iyi bir fikir, bu iyi bir fikir, bu iyi bir fikir, yapılması gereken iyi bir şey. Şanslı hale getirirsiniz.

Toplumlardaki canlı organizmalar gibidir. Değişen bireysel uyumu sağlamak zorundadırlar. Ama güvenli olduğunu söylemek güvenlidir, güvenlidir, gitmekte fayda var. Ancak sonuçta toplum, kendi çıkarları için uygun refleksi üretir.

Fakat tarih durağan değildir. Kulak tıkaçlarının üst ışıkları kullanılır ve kulak tıkaçları çıkarılır. Ancak bunu yaparsanız köşelerdeki ampulleri görebileceksiniz ve ardından ampulü göreceksiniz. Ama yerde önderlik çoğu zaman doğrudan ortadan kalkmaz; farklı bir şekilde yeni dili ve tarzını taklit etmeye çalışır. Esneklik, esneklikler ve modern görünümler üretmeye yönelir. Ama o zaman değişmek değil de bir bakmak lazım. Bunu yaparsanız işlemin sonuna kadar beklemeniz gerekecektir.

Önderlik ile egemenlik arasındaki ilişki tarih boyunca oldukça karmaşık olmuştur. Böyle bir durumda, bunun için endişelenmeniz gerekebilir. Baskı altında toplulukların bir yönü, bir ses ve bir umut arayışında lider görünür, bu ihtiyaca cevap verir. Ama otoriteyenin ortadan kaldırılabileceği noktaya gelene kadar bekleyemezsiniz.

Ancak ışığın üst kısmını hafifletip çıkarmak mümkün ama sönecektir. Bunu yaparsanız güç kaynağı yüksek olsa bile güç kaynağını kullanabileceksiniz, güç kaynağı zarar görecek ve güç zarar görecektir. Bu noktada egemenlik ile uzlaşma olasılığı ortaya çıkar. Kimi zaman bu uzlaşmanın sağlanması bir tercih olur; Kulağınızda sorun varsa sesi duyabileceksiniz. Tarihsel örneklerde sıklıkla görüldüğü gibi, başlangıçta otoriteye karşı oluşmuş olan bir ilkelik anlayışı ile onunla uzlaşabilir, hatta bazılarının onun hizmetine giren hizmetine dönüşebilir.

Ama aradığınız şeyin aynı olup olmadığını bilmek istediğinizden daha fazlasını yapamazsınız. Bir kez aldıktan sonra, kaldırmak isterseniz onu kullanabileceksiniz. Topluluklar, düşünceleri değil, kişinin merkezine almaya başlar. Böyle bir durumda reaksiyonun gerçekleşmesiyle büyük paradokslar ortaya çıkar: biyolojik zaman. Çünkü hiçbir önder sonsuz değildir. Buz söz konusu olduğunda, gidip buzda neler olduğunu öğrenmenin zamanı gelmiştir.

Önder ile özdeşleşmiş bir topluluk için bu durum yalnızca bir lider kaybı değildir; aynı anda yön durumunun da sarsılmasıdır. Bu durumda, ısıyı açıp ardından açabilirsiniz. Başka bir sistemle değiştirilmesine gerek yoktur, ancak sistemin başka parçalarıyla değiştirilmesine de gerek yoktur veya başka kaynaklarla değiştirilebilir. yaratır.

Tam da bu noktada hem önderlik anlayışı hem de egemen otorite yeni bir çözüm arayışına girer. Önderlik, kendi zihniyetini önderden sonra da sürdürebilecek bir form bulmaya çalışırken; otorite ise bu yapıyı kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir çerçeveye oturtmak ister. Bu arayış çoğu zaman kurumsallaşma ya da statüleşme olarak ortaya çıkar.

Burada amaç mevcut önderi yüceltmek değil, onun ardından oluşabilecek boşluğu doldurabilecek bir yapı kurmaktır. Önderlik zihniyeti böylece kişisel bir karizmadan kurumsal bir mekanizmaya doğru evrilmeye başlar. Önder gibi düşünen, onun anlayışını sürdüren ve bir anlamda onun yardımcıları gibi işleyen bir kadro ya da yapı oluşturulur.

Bu yapılanma tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır. Kimi toplumlarda bu yapı meclis olarak ortaya çıkmıştır; kimi yerlerde ulema, kimi yerlerde konsey, parti, komisyon ya da sekreterya gibi kurumsal biçimler almıştır. Fakat isimler değişse de işlev büyük ölçüde aynıdır: önderin yokluğunda da düzenin devam etmesini sağlamak.

Bu durum çoğu zaman egemen otoritenin de işine gelir. Çünkü otoriteler genellikle başıboş ve örgütsüz topluluklardan çok, belirli bir yapı içinde organize edilmiş toplulukları yönetmeyi tercih eder. Öndersiz bir toplum öngörülemez ve kontrol edilmesi zor olabilir. Oysa kurumsallaşmış bir yapı hem daha kolay muhatap alınabilir hem de daha rahat denetlenebilir.

Bu nedenle önderlik ile otorite arasında oluşan bu statüleşme süreci aslında iki tarafın da belirli ölçülerde çıkarlarına hizmet eder. Önderlik kendi düşünce mirasını sürdürebilecek bir yapı kurarken, otorite de bu yapıyı sistem içinde kontrol edilebilir bir noktaya yerleştirir.

Ancak bu durumun ironik bir yönü de vardır. Çünkü bu kurumsallaşma çoğu zaman aslında çökmekte olan bir önderlik anlayışını ayakta tutma çabasıdır. Kişisel karizmanın ve güçlü bağlılık ilişkilerinin yerini kurumsal mekanizmalar almaya başlar. Böylece önderliğin ruhu yavaş yavaş dönüşür; bir zamanlar canlı ve hareketli olan yapı daha bürokratik ve daha statik bir hale gelebilir.

Toplumsal yapıların dönüşüm süreçlerinde, özellikle inanç ve sadakat ilişkileri üzerine kurulmuş örgütlenmelerde, çoğu zaman yeni bir olgu ortaya çıkar: siyasal mezhepleşme. Bu durum yalnızca dini yapılarda değil, güçlü bir önderlik etrafında şekillenmiş birçok siyasal ve toplumsal hareketin tarihinde de görülebilir. Çünkü bir topluluk uzun yıllar boyunca belirli bir düşünce, lider ya da önder figürü etrafında şekillendiğinde, o düşünce zamanla tek bir yorumdan ibaret kalmaz; farklı anlamlandırmalar üretmeye başlar.

Önderliğin yokluğu ya da zayıflamasıyla birlikte ortaya çıkan boşluk, çoğu zaman tek bir merkez tarafından doldurulamaz. İnsanlar aynı mirası farklı biçimlerde yorumlamaya başlar. Kimi yorumlar daha katı ve daha radikal bir bağlılık üretirken, kimileri daha esnek ve daha pragmatik bir yaklaşımı savunur. Böylece aynı kökten beslenen fakat farklı yönlere doğru gelişen düşünce biçimleri ortaya çıkar.

Bu süreç, siyasal mezhepleşme olarak adlandırılabilecek bir ayrışma biçimini doğurur. Tıpkı büyük bir ağacın gövdesinden farklı yönlere doğru uzayan dallar gibi… Gövde aynı kalır, kökler aynı toprağa bağlıdır; fakat dalların yönü, büyüme biçimi ve yapraklarının şekli birbirinden farklılaşmaya başlar. Her dal kendisini ağacın gerçek devamı olarak görürken, diğer dallarla arasına görünmez sınırlar çizebilir.

Topluluğun üst yapısı her ne kadar sekreterya, meclis, ulema ya da benzeri kurumsal biçimler aracılığıyla belirli bir statüye kavuşturulmaya çalışılsa da, tabanın dinamikleri çoğu zaman bu kurumsal çerçeveden daha hareketlidir. Çünkü topluluklar yalnızca resmi yapılarla değil, aynı zamanda insanların günlük deneyimleri, beklentileri ve duygusal bağlılıklarıyla şekillenir.

Bu nedenle tabandan beslenen farklı eğilimler ortaya çıkabilir. Bazı kesimler önderlik mirasını daha katı ve daha radikal bir biçimde yorumlayarak kendilerini “asıl çizgi”nin temsilcisi olarak görmeye başlayabilir. Bu tür gruplar çoğu zaman geçmişteki saf ve değişmemiş bir anlayışı savunduklarını düşünürler. Onlar için önderliğin ilk ortaya çıktığı dönemin ruhu korunmalı ve hiçbir biçimde yumuşatılmamalıdır.

Buna karşılık başka bir kesim daha pasif ya da daha uyumlu bir yaklaşım geliştirebilir. Bu gruplar, değişen koşullara uyum sağlamanın gerekli olduğunu düşünür ve önderlik mirasını daha pragmatik bir biçimde yorumlamaya yönelir. Onlar için önemli olan şey geçmişi olduğu gibi korumaktan çok, o mirası yeni toplumsal koşullarla uyumlu hale getirebilmektir.

Böylece aynı topluluk içinde farklı “mezhepler” ya da yorum biçimleri oluşmaya başlar. Bu ayrışma her zaman açık bir kopuş şeklinde gerçekleşmez. Bazen görünmez sınırlar, farklı söylemler ve farklı öncelikler üzerinden kendisini gösterir. Aynı kökten beslenen insanlar zamanla farklı yönlere doğru yürümeye başlarlar.

Bu çeşitlenme yalnızca iç ayrışmalarla sınırlı kalmayabilir. Topluluğun bazı kesimleri, kendi yorumlarını daha geniş ve daha kapsayıcı yapılara taşıma arayışına da girebilir. Bu durumda daha büyük kurumlar, daha gelişkin örgütlenmeler ya da daha geniş siyasal hareketler yeni bir çekim merkezi haline gelir.

Tıpkı küçük bir nehrin zamanla daha büyük bir nehre karışması gibi… Küçük akarsu kendi kimliğini tamamen kaybetmez; fakat artık daha büyük bir akışın parçası haline gelir. Bu tür birleşmeler çoğu zaman topluluğun daha geniş bir etki alanı bulma arayışının sonucudur.

Bazı gruplar ise bunun tam tersine daha kapalı ve daha içe dönük yapılar kurmayı tercih eder. Bu gruplar kendi yorumlarını korumak için daha dar ama daha bağlı topluluklar oluştururlar. Böylece hareket giderek küçük ama yoğun bağlılık ilişkileri taşıyan cemaat benzeri yapılara dönüşebilir.

Eski moda karmaşıktır kullanmak iyi bir fikirdir. Açmaya başladığınızda daha sonra kullanabileceksiniz, kurumaya başlayacak ve kurumaya başlayacaktır. Fakat bu parçalanma her zaman bir zayıflama anlamına gelmez. Bazen bu çeşitlilik, hareketin farklı alanlarının sürdürülmesini sürdürmenin bir yolu da olabilir.

Bu amaçla üst ışıklar ve hareketlerin kullanılabilir ancak toplumsal dinamiklerin gürültü içermediği bilinmektedir. Bunu yaparsanız, üst kısımları bir araya getirmeniz gerekecektir. Bu durumda, eklenecek filtreleri ve filtreleri kullanabileceksiniz. Bu nedenle, gürültüden kaynaklanan hasar riskinden etkilenme riskinden endişelenmenize gerek yoktur. rolü üstlenilir. 

Bir sonraki adımı atma zamanının geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz: Bu nihai sonuçtur ve onunla ilgilenmenin zamanıdır. Üst lümensal değişimlerin kontrolsüz bir dağılma yaşamaması, otoritenin yönetilebilir bir muhatap bulması ve liderlik davranışlarının kendi mirasını taşıyabilmesi…

Bununla ne yapacağınızı ve nasıl çalıştığını öğrenebilir misiniz? Ama sonra yapabilirsiniz ve yapabileceksiniz. Nasıl çalıştığını ilk kez göreceksiniz. Anlaşıldığı üzere, kullanmak iyi bir fikirse, o zaman en iyi yöntemdir. Bunun da ötesinde, parçalar gelişmemiş gibi görünüyor ve kullanılamayacak kadar küçükler, ancak doğrudan etiği yok.

Ancak noktada fikirlik anlayışı çoğu zaman kendisini bir anlatı üzerinden yeniden üretir. Çünkü bilginin sorgulanmasının fikirlik figürünün tartışılması kaçınılmaz hale gelir. Havada sis oluştuğunda hava açılacak ve hava yanacaktır. Ancak o zaman endişelenmenize gerek kalmayacak, ancak işiniz bitene kadar beklemeniz gerekecek.

Bu durum, evrensel bir kesimde güçlü bir yardım duygusu yaratabiliriz. Eğer bakarsanız, resimde onu bulacaksınız ve o zaman eski yazının en iyi kısmı olduğu ortaya çıkacak. Ancak bir sorununuz yoksa, onu tamir edebilmek iyi bir fikirdir. Bunlarla geniş bir hareket ederek daha dar ama daha bağlı bir topluluğa dönüşen yapılar gibi…

Ancak üst düzey bir ışık değiştikçe ve yeni yöntem biçimleri ortaya çıktıkça farklı bir dinamik güç kazanır. Bu dinamik, modern liderlik anlayışıdır. Hava sıcak olsa bile popüler olacak ve oradadır. Ancak bu yapılmalı ve zarar görecektir.

Ancak modern yönetim anlayışı çoğu zaman daha hızlı ve daha geniş bir toplumsal etki yaratma sistemine sahiptir. Popülerlik, karizma ve iletişim gücü, liderlik figürünü toplumsal sosyal hizmet daha doğrudan sokar. Ancak o zaman geleneksel ideolojik anlayışın karşısında güçlü bir alternatif oluşur.

Tam da bu nedenle kendisini bir biçimde statüleştirerek değiştirmeye çalışan kalıcılık biçiminin uzun süreli bir varlığının gösterilmesi mümkün olsa da, geniş sosyal alanı yeniden dönüştürme konusunda başarı elde etmek oldukça mümkündür. Bu onun hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz anlamına gelir; aynı zamanda çağın iletişim biçimleriyle, hızlanan bilgi dağarcığıyla ve bireysel genişlemenin büyümesiyle uyumlu bir yapıya sahiptir.

Bu, bir kişinin kullanabileceği anlamına gelir. En iyi sonuçları bu yazıda bulmanız mümkün ve bunu başarabileceksiniz. Ancak toplumun genel yönünü belirleyen ana güç olmayı sürdürmesi giderek zorlaşır.

Üst ışık yanıyorsa geride bırakılmalıdır; Aynı zamanda sorgulama, kritik yapılar ve bunları ayırma uyum sağlama kapasitesidir.

 

S.Ilvan

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÖLÜM

YÜZLER

YANLIZLIK ÜZERİNE